GÜNCEL:
Binalarımız Çürüyor
 STANDARTLARINIZI KENDİNİZ BELİRLEYİN
Yaşadığımız binalar, aslında hayat standartlarımızı belirlediğini kaydeden Deniz Karataş, “Binalarımızda alacağımız küçük önlemlerle daha sağlıklı, konforlu ve güvenli binalar oluşturabiliriz. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yaptığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, aslında binalarımızın ne kadar sağlıksız olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırmaya göre Türk halkının yüzde 41,6’sı binasında sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi gibi sorunlar olduğunun farkında. Bu oran aslında çok daha yüksek; çünkü Türkiye’deki binaların büyük bir çoğunluğunda su yalıtımı yetersiz” dedi.
Tüm İnşaat Müteahhitleri Federasyonu Genel Başkan Vekili ve İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Deniz Karataş, TÜİK’in araştırmasının son derece çarpıcı olduğunu belirterek; “Araştırmaya göre Türk halkının yüzde 41,6’sı binasında sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi gibi sorunlar olduğunun farkında. Bu oran aslında çok daha yüksek; çünkü Türkiye’deki binaların büyük bir çoğunluğunda su yalıtımı yetersiz” dedi.
 Binalarının çürüdüğünün farkında olan halk, çözümün su yalıtımı yaptırmak olduğunu ise bilmediğini kaydeden Karataş, “Bu nedenle ve küf ve rutubet kokusunun olduğu sağlıksız binalarda yaşamaya devam ediyor. Ayrıca en önemli nokta, bu binaların deprem riskiyle karşı karşıya olduğu gerçeği. Her ne kadar bilinmese de depremde binaların yıkılmasının en önemli nedeni binalarda su yalıtımının olmaması. Su yalıtımı olmayan binalarda korozyon nedeniyle 10 yıl sonra binanın başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık yüzde 66’sı kaybediyor. Yani deprem karşısında binalar savunmasız kalıyor” şeklinde konuştu.
Deniz Karataş, “Binalarımız; yağmur, kar gibi yağışlar, toprağın nemi ve toprak tarafından emilen yağış, banyo, tuvalet gibi ıslak bölgelerde su sızıntıları ve zemindeki basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle suya maruz kalıyor. Yapıya herhangi bir yoldan sızan su, taşıyıcı kısımlarındaki donatıları korozyona uğratıyor yani yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarlarda düşmesine neden oluyor. Binaların suya ve neme karşı korunması için tek çözüm ise su yalıtımı. Su yalıtımının maliyeti de aslında çok yüksek değil. İnşaat aşamasında bir binaya su yalıtımı yapılmasının maliyeti, binanın toplam maliyetinin sadece yüzde 3’ü kadar” ifadelerini kullandı.
Su yalıtımının suyun çatı ve duvarlardan sızmasını önlediği gibi binalarda bakteri ve küf oluşmasını da engelleyerek sağlıklı ve konforlu ortamlar sağladığını belirten Karataş, nem ve nemin yol açtığı küfün mekânlarda kötü kokuların oluşmasına ve bakterilerin üremesine neden olduğuna dikkat çekti. Başkan Karataş, bu havayı soluyan kişilerde alerji, astım, bronşit gibi hastalıklara yakalanma riskinin de oldukça yüksek olduğunu söyledi.


Yalçın KÜÇÜK
banner359
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158

banner344

banner322

banner8

banner309

banner239

Şehitliklerde buruk bayram
Antalya'da, ramazan bayramı arifesinde, şehitlikler yakınlarına dua etmeye gelenlerle doldu.

Haberi Oku