GÜNCEL:
Kuraklık Kapımızda

İklim değişikliklerinin dünyada ve ülkemizde kötü etkilerinin görülmesi nedenine değinen ZMO Şube Başkanı Vahap Tuncer, “Yeşil alanların korunması, suyun tasarruflu ve modern sulama sistemlerinin kullanılması gerekiyor” dedi.

SU KITLIĞI RİSKİ ARTIYOR
2050 yılında dünya nüfusu 9 milyarı geçmesinin beklşendiğini dile getiren Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Vahap Tuncer, “2025’ten itibaren 1.8 milyardan fazla insanın su kıtlığına maruz kalacağı tahmin ediliyor. Hala dünyada su tüketiminin yüzde 71’i, Türkiye’de ise yüzde 73’ü tarım sektöründe gerçekleşiyor.İklim değişikliği nedeniyle Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede ortalama yağışlar azalıyor ve kuraklıkların sıklığı ve yoğunluğu artıyor. Türkiye’nin iklim değişikliğinin su varlıkları etkisine kırılganlığı çok yüksek. Hem tarım, gıda, hayvancılık alanlarında hem de şehirlerimizdeki su kıtlığı riski giderek artıyor. Bu alanda iklim değişikliği etkilerine uyum çalışmalarının acil bir şekilde önceliklendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Vahap Tuncer, TEMA Vakfınca hazırlanan “81 İlde Su Varlıklarına Yönelik Tehditler” haritasına dikkat çekerken haritaya göre 37 ilde tespit edilen 72 tehdit olduğunu söyledi.
Başkan Tuncer, “Bu tehditler su varlığının niteliğine yönelik, su varlığının miktarına yönelik ve su varlığına erişime engel olacak tehditler olarak 3 kategoriye ayrılıyor. Tehditlerin öne çıkan sebepleri arasında endüstriyel faaliyetler, havzalar arası su transferleri ve barajlar ve HES’ler bulunuyor” dedi.
Vahap Tuncer, “Türkiye’de suya dair 40’ı aşkın yasal düzenleme bulunuyor. Günümüzde su varlıklarımızın karşı karşıya kaldığı tehditlerle birlikte nüfus artışı ve iklim değişikliği kaynaklı sorunlar yüzünden; suyu bilinçsizce tüketilecek bir kaynak değil korunması gereken bir doğal varlık olarak kabul eden, suyun sadece insanların değil, tüm canlıların yaşamı için sahip olduğu hayati önemi tanıyan, öncelikle suyu korumayı ve su varlıklarını havza bazında geliştirmeyi, katılımcı ve şeffaf bir anlayışla yönetmeyi hedefleyen bir Su Kanunu’na ihtiyacımız var. Türkiye’de üstün ekosistem yararını koruyacak nitelikteki bir Su Kanunu çıkarılmasının önemine bir kez daha dikkat çekiyoruz” ifadelerini kullandı.

MODERN SULAMA KULLANILMALI
Son günlerde sulu tarım yapılan alanlarda sıcaklığa bağlı olarak tarla ürünlerinin yanmasının yaşanan iklim felaketinin boyutunu gösterdiğini belirten Vahap Tuncer, yeşil alanların korunması, suyun tasarruflu ve modern sulama sistemleriyle kullanılması gerektiğini kaydetti.
Dünyada ve ülkemizde meydana gelen iklim değişikliğinin göstergelerinden biri olarak artan hava sıcaklıkları dikkat çeken ZMO Başkanı Vahap Tuncer, “Antalya gibi sulu tarım yapılan alanlarda sıcaklığa bağlı olarak tarla ürünlerinin yanması, yaşanan iklim felaketinin boyutu. Bunun nedeni de dünya genelinde yaşanan küresel ısınmadır. Son yıllarda yaşanan mevsim değişikliğine bakacak olursak ne yazı yaz olarak ne de kışı da kış olarak yaşayamıyoruz. Bunlar iklim değişiklikleri küresel ısınmanın sonuçları” şeklinde konuştu.

YEŞİL ALANLAR VE SUYUN TASARRUFU
Vahap Tuncer, “Türkiye’den ve Antalya’dan örnek verecek olursak yeşil alanların korunması, suyun tasarruflu ve modern sulama sistemlerinin kullanılması gerekiyor. Bunun gibi daha birçok örnek verilebilir. Bütün bunlar yapılabildikten sonra ancak sorunlar çözülebilir. Aksi takdirde yaşanan sıcaklıklarda bitkinin su kaybının kullanılan sulama sistemleri karşılayamaz. Sorunları çiftçi tek başına çözemez” açıklamasında bulundu.

AMAÇ DIŞI KULLANIM SON BULMALI
“1920’lerin başında arazilerimizin yüzde 56’sını oluşturan meraların oranı bugün yüzde 19’a gerilemiştir ve mevcut meralarımızın yüzde 70’inde bitki örtüsü zayıf ve verimsizdir” diyen ZMO Şube Başkanı Vahap Tuncer son olarak şöyle konuştu: “Diğer yandan Türkiye’de 2020 yılında 5 milyon nüfus artışı olacağı tahmin edilmektedir. Eklenen nüfus için beslenmede en önemli kısmı tutan tahıl üretimi dikkate alındığında üretimimizin 1 milyon ton artması gerekecektir. Bu durum, eğer verimlilik artışı sağlanamazsa, yaklaşık 400.000 hektar tarım alanına daha ihtiyaç duyulacağı anlamına gelmektedir. Öngörülen ihtiyaçlar dikkate alındığında, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının engellenmesi için 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun öngördüğü şekilde Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Planları’nın hazırlanması; tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların tarımsal koruma alanı ilan edilmesi; toprağın sürdürülebilir yönetimi; toprak koruma ve erozyonla mücadele tedbirlerinin desteklenmesi gereklidir. Tarım alanları gibi meraların da amaç dışı kullanımına son verilmeli, hayvancılığın gelişmesi, biyolojik çeşitliliğin ve toprağın korunmasına hizmet edecek şekilde “sürdürülebilir mera yönetimi” hayata geçirilmelidir. Ayrıca bitkisel üretimin büyük ölçüde aile işletmeleri tarafından karşılandığı ülkemizde aile çiftçiliğinin desteklenmesi, hem gıda güvenliğinin sağlanması hem de tarımsal biyolojik çeşitliliğin korunması açısından kritik önemdedir.”



Yalçın KÜÇÜK
Anahtar Kelimeler
Kuraklık Kapımızda
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158

banner245

banner8

banner268

banner309

banner241

sanalbasin.com üyesidir

Faizsiz erteleme çağrısı
Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, “2016 yılında yapılan borç ertelemesi 2017 yılı için çıkarılmadı....

Haberi Oku