Ropörtaj:
Zaman ONLARA direniyor!

Antalya Terziler, Yorgancılar, Kuru Temizlemeciler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ömer Duman en büyük sıkıntılarının eleman olduğunu söyledi.

Bugünkü röportajımızın konuğu Antalya Terziler, Yorgancılar, Kuru Temizlemeciler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Ömer Duman oldu. Yaklaşık çeyrek asırdır sürdürdüğü hizmet serüvenini bu dönem sonunda bırakacağını açıklayan Başkan Duman, oda üyelerinin yaşadığı sorunları ve olumlu gelişmeleri röportajımızda şu şekilde dile getirdi:

SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?
1954 Antalya doğumluyum. Evliyim, 2 çocuk babası ve 3 torun sahibiyim. 1999’dan bu yana Antalya Terziler, Yorgancılar, Kuru Temizlemeciler Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı olarak hizmet veriyorum.

ODAYLA TANIŞMANIZ NASIL OLDU?
1976’ da dükkânı mı açtım ve 1980'li yıllardan itibaren de hep oda yönetimindeydim. 1999 yılında eski başkanımız ve önde gelen esnaf arkadaşlarımız ‘Seni oda başkanı yapmak istiyoruz’ dediler. Kendilerini kıramadık ve o günden bu yana oda başkanlığı görevini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorum. Sağ olsunlar her seçimde yine bize desteklerini gösteriyorlar; ama bu dönem sonunda artık görevi başka bir arkadaşımıza bırakmayı düşünüyorum.

BAŞKANLIĞINIZ SÜRECİNDE NE GİBİ ÇALIŞMALARINIZ OLDU?
Oda başkanlığına geldiğimde basit usul mükellef yeni uygulanmaya başlamıştı. Bunun ödemeleri çok yüksek oluyordu ve ben bu konuyla ilgili ihale açtım. İhalede biz 750 tutturmaya başladık, birlikte bin lira tutturdu ve daha sonra Türkiye çapında 2 bin liradan fazla olamaz diye tahdit geldi. Esnafı düşündükçe, oda menfaatlerini düşündükçe bir şeyler üretiyorsunuz ve bu ülke genelinde bile belirleyici olabiliyor. Fiyat tarifesini de Türkiye’de ilk kez biz çıkardık. Diğer illerde bizi bu konuda örnek aldı ve onlarda kendi fiyat tarifelerini oluşturdular. Bunlar güzel çalışmalar, sizin yaptığınız bir çalışmanın ülke geneline yayılması insanı mutlu ediyor.

ODANIZ İÇERİSİNDE YER ALAN SEKTÖRLER?
Terziler, Yorgancılar, Kuru Temizlemeciler Esnaf ve Sanatkârlar Odası olarak isimlendiriliyoruz; fakat halı yıkamacılar, gelinlikçiler gibi sektörler de bizim faaliyet alanımız içerisinde yer alıyor. Bunlara yönelik çalışmalarımız kapsamında geçen yıl halı yıkamayı meslek kapsamına aldırdık. Geçtiğimiz günlerde de kendilerine yönelik bir kalfalık sınavı gerçekleştirdik. Halıcılara yönelik yaptığımız çalışmalarda yine Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde bir kurs açtık ve buraya katılan 54 kişi kurs sonunda gerekli başarıyı gösterdikleri için ustalık belgesi almaya hak kazandı.

ESNAFLARINIZIN YAŞADIĞI SIKINTILAR NELERDİR?
Bugün gelinen noktada oda faaliyet alanında bulunan esnaf arkadaşlarımızın yaşadığı en büyük sıkıntı eleman sıkıntısı. Artık eleman bulamıyoruz, çalıştıracak işçi bulamıyoruz ve mesleğimizi miras olarak bırakacağımız gençlere ulaşmakta zorluk yaşıyoruz. Biz insanların okumasını istiyoruz; ama insanların okurken meslek sahibi olmasını da istiyoruz. Bazı ülkelerde liseyi bitirene kadar en az 1 meslek sahibi olması şart koşuluyor. Neden bu sistem ülkemizde de uygulanmasın? Aslında insanın meslek sahibi olması altın bilezik. Bu konunun değerinin günümüzde yeterince anlaşıldığını düşünmüyorum.

BU KONUYLA İLGİLİ BİR GELİŞME VAR MI?
Konuyla ilgili sıkıntılarımızı Osman Nuri Gülay Milli Eğitim Müdürü olarak ilimizde görev yaparken kendisine aktarmıştık. Biliyorsunuz kendisi şu an bakanlıkta görev yapmakta ve sağ olsun bu konuyla yakından ilgilendi ve Çıraklık Eğitim Merkezi’ne giden öğrencilerimizin müfredatlarına koydukları birkaç ek dersle onların lise diploması almalarını sağladılar. Aslında bizim istediğimiz de buydu. Artık çocuklarımız hem meslek sahibi olabiliyor hem de isterlerse lise eğitimlerinin ardından üniversite tercihlerini yapabiliyorlar. Ayrıca şimdi devletimiz çırakları belirli ücretler ödüyor, sigortalarını yapıyor. Bu da güzel bir gelişme; çünkü çocuklar küçük dahi olsa böyle destekler sayesinde bu mesleklere daha fazla ilgi gösteriyorlar. Mesleklere tekrar bir dönüş olması lazım, biz çocuklarımızın okumasına asla karşı değiliz; ama onların meslek sahibi olmasını da istiyoruz. Hem meslek sahibi olmak hem de üniversite okumak çok güzel bir durum ve bunu ailelere anlatmamız lazım. Devlet eliyle bu konunun ailelere anlatılmasıyla bizim mesleklerimizin öleceğini düşünmüyorum; çünkü bizim mesleklerimiz ölmez.

KAYBOLAN MESLEKLER FİKRİNE KATILIYOR MUSUNUZ?
İnsanoğlu var olduğu sürece bu tarz mesleklerin kaybolacağını, ortadan kalkacağını düşünmüyorum; çünkü insanların giyinme ihtiyacı süreklidir. Sanayileşmeyle birlikte ‘Terzilik ölüyor’ diyorlar. Tamam da konfeksiyonda çalışanlar, o sanayideki makinelerin başında çalışanlar da bizim terzilikten yetişen arkadaşlar. Ayrıca artık günümüzde sağlıksız ürünlerin çoğalmasıyla birlikte vatandaşlarda eskiye dönüş başladı. Vatandaş naylon takım elbise giymek istemiyor, kumaşını alıp terziye geliyor. Sentetik yorganda yatmak istemiyor ve yorgancının yolunu tutuyor. 25 tane yorgancımız kaldı; ama şimdi bu arkadaşlar yine eski günlerine dönmeye başladı; çünkü artık insanlar eskiye, sağlıklı ürünlere dönmeye başladı. Devletimizde esnaflarımızla ilgili elinden geleni yapıyor. Kaybolmaya yüz tutmuş meslekler çerçevesine bizim yorgancılarımız şu an vergiden muaf, ayrıca alışveriş merkezlerinde yine kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerle ilgili mağazalar açılması da gündemde.

TERZİLERİN EN BÜYÜK SIKINTISI NEDİR?
Terzi arkadaşlarımızın yine en büyük sıkıntısı eleman bulamaması. Bir de biliyorsunuz üst katlarda terzilik olmuyor, terzinin yolla bir olması lazım, vatandaş ayağını attığı zaman dükkâna girebilmeli; ancak bu tarz dükkânların da maalesef kira bedelleri çok yüksek. Aslında belediyelerin bu konuya bir el atması lazım. Aynı meslek kollarında olan işletmeleri bir arada tutmaları gerekir diye düşünüyorum. Gelişmiş ülkelerde AVM’ler şehir dışında ve açılacak işletmeler de nüfusa göre oranlaştırılmış. Diyelim ki burası Elmalı Mahallesi. Buranın nüfusu şu, buraya 2 tane terzi, 1 yorgancı, 2 kuru temizlemeci yeterli demişler. Bizdeyse her önüne gelen dükkân açıyor. Aslına bakarsanız bu konuyla ilgili de bir tahdit konulması gerektiğini düşünüyorum. Tahdit konulurken valilik, belediyeler, esnaf odalarının görüşleri eşit şekilde alınmalı. Bir kişiye veya bir kuruma bırakılırsa istismarlar olabilir.

ÇİN MENŞEİLİ ÜRÜNLERİN ODA ESNAFI ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ?
Yıllarca konfeksiyon işletmeciliği yaptım ve bu yıl kapattım. Yıllarca Çin malı satmayayım diye direndim; ama başarılı olamadım. Ben bir gömleği 60-70 liraya satarken diğer bir esnaf 15-20 liraya gömlek satıyor. Naylon, stres yapıyor, teri almıyor, koku yapıyor; ama vatandaş ucuz diye bu ürünü seçiyor. Hal böyle olunca sağlıklı ürün satan esnaf kepenk indirmek zorunda kalıyor. 1970’li yıllarda bize Almanya’dan gömlek gelirdi. Ne güzel gömlek derdik, sonra fark ettik ki onlar 70’li yıllarda pamuğa geçmişler naylon ürünleri bize göndermişler. Şimdi de tekrar pamuğa ve yüne dönüş var. Pamuk olmayan ürünlere karşı artık vatandaş bilinçlendi ve bu ürünleri artık tercih etmemeye başladı.

ÜYELERİNİZE ÖNERİLERİNİZ VAR MI?
Biz odamıza üye arkadaşlarımızın iş yerlerini sık sık ziyaret eder, onların sorunlarını dinleriz ve onlarda bizi ziyaret ederler. Odamız şeffaf bir yönetim anlayışıyla yönetilmektedir ve bir karar alınacağı zaman tüm üyelerimizin düşünceleri dikkate alınır. Arkadaşlarımızdan ricam rekabete kapılmasınlar. Fiyat listelerine uyma konusunda hassasiyet göstersinler. Antalya nüfusundan hepsi paylarına düşeni alacaktır, birbirlerini kırmasınlar, üzmesinler. Ne fazla fiyat çeksinler, ne de düşük fiyata fazla iş almaya çalışsınlar. Şu an işlerimizde bir durgunluk söz konusu; ama bunun ilerleyen günlerde açılacağını düşünüyorum. Hiçbir arkadaşımız karamsarlığa düşmesin. Şu an biliyorsunuz Afrin’de 7 düvele karşı savaş veriyoruz. Buna bağlı olarak döviz kurunda da bir oynama var; ama bunların hepsi geçici.

MERDİVEN ALTI ile İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ?
Kuru temizleme olsun, terzilik olsun, halıcılık olsun merdiven altının yoğun olduğu sektörler. Odamıza kayıtlı esnaf arkadaşlarımız vergisini ödüyor, istihdam yaratıyor, kira ödüyor; ama merdiven altı diye tabir ettiğimiz kişilerse bunların hiçbirini yapmıyor ve bir de üstüne üstelik yasalara uygun şekilde çalışan arkadaşlarımızın ekmeklerine mani oluyorlar. Bizim kayıtdışıyla mücadele etme yetkimiz yok. Bir şikâyet olduğunda Esnaf Odalar Birliği’ne bildiriyoruz ve onlar gerekli yasal prosedürü uyguluyorlar. Bu konuda vatandaşlarımızdan ricamız ruhsatsız, belgesiz, kayıtdışı olan ve merdiven altı hizmet veren yerleri bize bildirmeleri.
Veli AKOĞLU

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner158

banner344

banner322

banner8

banner309

banner239

Engel tanımıyorlar!
Engel Tanımayanlar Spor Kulübü Derneği Başkanı Özkan Gönenç, dernek bünyesinde gerçekleştirilen etkinliklere...

Haberi Oku